SEO’da Sosyal Medyanın Önemi

Ankara Web tasarım firmalarının pek çoğu tarafından profesyonel anlamda SEO hizmeti verilmektedir. SEO uygulamalarının başarılı olabilmesi için yapılan çalışmaların Google tarafından organik olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ankara web tasarım firmaları tarafından site içi ve site dışı olmak üzere iki aşamalı bir SEO hizmeti verilmektedir. Site içi SEO hizmeti sitelerin yüklenme hızları, yüklenme süreleri, kullanıcıyı sitede tutmak, özgün makaleler hazırlanması gibi başlıklardan oluşmaktadır.

Ankara Web tasarım firmalarının pek çoğu tarafından profesyonel anlamda SEO hizmeti verilmektedir. SEO uygulamalarının başarılı olabilmesi için yapılan çalışmaların Google tarafından organik olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ankara web tasarım firmaları tarafından site içi ve site dışı olmak üzere iki aşamalı bir SEO hizmeti verilmektedir. Site içi SEO hizmeti sitelerin yüklenme hızları, yüklenme süreleri, kullanıcıyı sitede tutmak, özgün makaleler hazırlanması gibi başlıklardan oluşmaktadır.

Web site Ankara ilinde faaliyet gösteren Eliz Yazılım tarafından yapılmaktadır. Ancak bir sitenin Google aramalarında ilk sıralarda çıkması için bu uygulamalar yeterli olmamaktadır. Sosyal medya da önemli SEO çalışmalarından bir tanesidir. Sosyal medya üzerinden yapılan etkileşimler ile web sitesinin tanıtımı da yapılırken aynı zamanda siteye kullanıcı girişi sağlanmalıdır. Sosyal medya danışmanlığı aldığınızda sitenin kurulumu tamamlandıktan sonra açılan sosyal medya hesapları yardımı ile ziyaretçi oranlarını artırmak oldukça kolaydır.

Özellikle ziyaretçi sayısının artırılması konusunda site dışı SEO çalışmaları için Ankara sosyal medya danışmanlığı hizmeti alınmalıdır. Google tarafından sitelerin kaliteli olarak kabul edilebilmesi için yapılan site dışı SEO çalışmaları da çok önemlidir. Etkili bir SEO çalışmasının sosyal medyadan geçtiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Sosyal medya danışmanlığı yapan firmalar arasında olan Eliz Yazılım açılan sosyal medya hesapları üzerinden sitenize kullanıcı girişi sağlanır. Özellikle internet üzerinden satış yapan siteler için bu durum veli nimettir. Çünkü kitlelere ulaşmada sosyal medya en önemli etkendir.

  • Sosyal medya hesaplarındaki organik ziyaretçi sayısı arama motorları tarafından önemsenmektedir. Ayrıca tekil kullanıcılar içerikleri incelemekle ve beğenmekle kalmayacak, kendi hesaplarından paylaşarak daha çok kişiye ulaşmanıza vesile olacaklardır.
  • Artık hemen hemen her yaş aralığı sosyal medyayı kullanıyor. Böylece her kitleye hitap etme şansınız olacaktır.
  • Reklam maliyetlerinizi sosyal medya hesapları kullanarak azaltabilirsiniz. Yaptığınız işin niteliği her ne ise yapacağınız paylaşımlar ile hedef kitleye kolayca ulaşabilirsiniz.
  • Sosyal medyanın tekil organik kullanıcıları organize etme özelliği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Ankara web site kurulumunun tamamlanmasının ardından sitenizin tanıtımı ve kullanıcı sayılarının artırılması için sosyal medya kullanımını göz ardı etmeyiniz.

SOSYAL MEDYA İÇİN DOĞRU MARKA İMAJI YARATMAK

İş yaşamında hızlı büyümek için dünyaya adapte olmak, değişen ve gelişen dünyada dijital zamana ayak uydurmak, rakiplerinizden geri kalmamak için büyük önem arz ediyor. Dijital dünyada dinamizm yakalayan sosyal medya mecralarına ayak uydurmak ve orada bir kimlik oluşturmak, markanızı tanıtmak ve kazanç sağlamak, reklamlar ile markanızın bulunduğu konumu korumak büyümeniz için bir gerçek.

Yeni bir iş kurmaya adım atıyorsunuz veya küçük ölçekli firmanızı büyütmek istiyorsunuz. Hayaller ve hedefleriniz için heyecanlısınız. Başarı için işinizi iyi yapmak gerekir fakat yetmeyebilir. Doğru bir tanıtım ve doğru bir imaj yaratmak oldukça önemli. Günümüzde popülerleşen ve gün geçtikçe gelişen internet ortamındaki etkileşim araçlarından olan sosyal medya; kişisel paylaşımların yapıldığı bir platform olmanın yanı sıra markaların ve toplulukların da paylaşımlar yaparak büyüdüğü ve geliştiği bir mecra haline geldi.
İş yaşamında hızlı büyümek için dünyaya adapte olmak, değişen ve gelişen dünyada dijital zamana ayak uydurmak, rakiplerinizden geri kalmamak için büyük önem arz ediyor. Dijital dünyada dinamizm yakalayan sosyal medya mecralarına ayak uydurmak ve orada bir kimlik oluşturmak, markanızı tanıtmak ve kazanç sağlamak, reklamlar ile markanızın bulunduğu konumu korumak büyümeniz için bir gerçek.
Bunu fark ettiniz ve sosyal medyada kurumsal kimliğiniz ile var olmaya karar verdiniz. Öncelikle markanızın misyonunu ve hedeflerini, nasıl bir izlenim yaratmak istediğinizi belirlemeli ve müşteri kitlenizi iyi tanımanız gerekiyor. İnsanların sizi takip etmesini sağlayacak paylaşımlar yapmak, hedef kitlenizin ilgisini çekebilmek için nasıl bir dil kullanacağınız, ne sürede ve nasıl paylaşımlar yapılması gerektiği, Twitter, Facebook, İnstagram, Linkedin, Pinterest, Youtube vb. hangi platforma ağırlık verilmesi gerektiği belirlenmelidir.


Mevcutta yönettiğiniz bir hesap varsa ve etkisini göremiyorsanız, platformları amacına uygun kullanabiliyor musunuz? Veya yaptığınız paylaşımlarınız ilgi çekiyor mu ve takipçilerinizle bir sinerji yakalıyor musunuz? Görsel anlamda doyurucu, merak uyandırıcı ve bilgi verici paylaşımlar yapabiliyor musunuz?
Takipçilerinizde doğrusal bir artış var mı? Yorumlara ve mesajlara birebir ilgili ve hızlı dönüş yapıyor musunuz? Gibi sorulara yanıt aramak ve ona göre bir strateji belirlemek gerekiyor.
Bu sorulara yanıt vermek için, ülkemizde aktif olarak kullanılan ve firmaların bütçe ayırması gerektiği alanlardan ilk sırada olan sosyal medya için, kurumsal sosyal medya hesaplarının oluşturulması ve yönetimi için hizmet veren reklam ajansları ile iş ortaklığı yapmanız sizin için doğru bir karar olacaktır.

Web Tasarımda Temel Navigasyon Kuralları

Kullanıcıların web sitenizde kolayca gezinebilmeleri ve istedikleri bilgilere erişebilmeleri için temel navigasyon kurallarına dikkat etmeniz önemlidir.

Web sitesi navigasyon tasarımı, web tasarım en önemli kısımlarından birini oluşturuyor. Web sitesini sağlam bir temel, kolay kullanım ve iyi bir görünüme sahip olacak şekilde tasarlamak gerekiyor. Web siteniz yoluyla satışlarınızı, yatırım dönüşümünüzü ve tüketiciler ile etkileşiminizi artırmak için hedef kitlenizin içerikten nasıl faydalanabilecekleri, web sitesinin düzeni ve sunumun en iyi şekilde planlanması konusunda çalışmalısınız.


Navigasyon nedir?

Navigasyonu birden fazla şekilde tanımlamak mümkündür. Tüketicilerin gereksiz tıklamalar yapmadan ve kafa karışıklığına maruz kalmadan aradıkları şeyi kolayca bulabilmelerine imkan veren web sitesindeki odak elementtir diyebiliriz. Aynı şekilde tüketicilerin web sitesindeki en önemli bilgilere kolayca ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla yönlendirilmesi olarak tanımlayabiliriz.

Navigasyon tasarımı, web tasarımdaki pek çok ayrıntı ile ilgilidir ve navigasyon tasarımı için uzmanlar tarafından kabul gören evrensel bir doğrudan söz edemeyiz. Her web sitesi, tasarımda ve tasarım sonrasında pek çok sorunla karşı karşıya kalabilir. Bu sorunları ve hataları ortadan kaldırmak için belirli kurallara uymanızda fayda vardır.


1. İlk olarak bilgi mimarisini tamamlayın.

Büyük bir web sitesinin içeriğinin planlanması, navigasyonun tasarlanmasından önce tamamlanması gereken temel iştir. Bir başka deyişle bilgi mimarisi (information architecture) olarak bilinen web sitesi veya kurum-içi haberleşme ağları içindeki navigasyon sistemlerinin, kullanılabilirlik ve bulunabilirliği desteklemek amacıyla yapısal tasarım, organizasyon, etiketleme ve aramalarla bilgi ürünleri ve deneyimlerin oluşturulması gerekmektedir. İyi bir bilgi mimarisi oluşturulmadan navigasyonun tasarlanması, bir kitabın dizgisi yapılmadan “içindekiler” bölümünü hazırlamak gibi olacaktır.

Bilgi mimarisi üzerinde çalışırken içeriği kullanıcının bakış açısıyla görebilmelisiniz. Bazı durumlarda web tasarımcıların içeriklerin uygun şekilde planlanması konusunda müşteriyi ikna etmeleri gerekebilir. Böyle durumlarda tasarımcıların aşağıdaki sorulara cevap vermeleri, web sitesinin taslağını hazırlamalarını kolaylaştıracağı gibi tasarımda müşteriyi ikna etmelerine de yardımcı olacaktır:

  • Web sitesi için hangi sayfalara ihtiyaç var?
  • Her bir sayfa bir amaca hizmet ediyor mu?
  • İçerik mantıklı ve ilişkilendirilebilir parçalara ayrılabiliyor mu?
  • İlerde içerik eklemek için nelere dikkat edilmelidir?
  • Hangi kullanıcı grupları ile çalışıyorsunuz?
  • Her kullanıcı tipi için öncelikli amaç nedir?

Yukarıdaki sorulara cevap vererek içeriğin kullanıcılarla nasıl bir etkileşim sağlayacağını kavramak iyi bir navigasyon tasarımı için çok önemlidir.


2. Sade tutun.

Navigasyon bölgesi olabildiğince basit olmalıdır. Kullanıcıyı çok sayıda seçeneğe maruz bırakmak ve navigasyonu metinlerle doldurmak web sitesinin kullanılabilirliğini ciddi bir şekilde olumsuz etkileyecektir.

Seçenekler kullanıcıların istedikleri bilgi ve ürünlere kolayca ve hızlıca erişebileceği şekilde tasarlanmış olduğu için oldukça sade olduğu izlenimi veriyor. Alt sayfalar mini-siteler gibi tasarlanmış ve aynı format izlenmiş. Kullanımı kolay, tahmin edilebilir ve tutarlı bir yapıya sahip. Ürün yelpazesi ve pek çok sayfanın var olduğu düşünüldüğünde içerik organizasyonu kullanıcılar için oldukça başarılı bir deneyim sunuyor.


3. Yönlendirmeye dikkatli bir şekilde karar verin.

Bir bilgisayar ekranının genel olarak görüntülenme formatını düşünürsek yatay navigasyon çok kullanışlı olacaktır. Çoğu zaman daha dengeli ve kullanışlı görünür ve tasarım açısından da içeriğin yerleştirilmesi kolaydır.

Yatay menüler her içerik için uyumlu değildir. Bu nedenle çoğunlukla, özellikle e-ticaret sitelerinde, dikey navigasyon tercih edilir. Dikey navigasyonda renkli içerik etiketleri ve şeritler sayfanın aşağı kaydırılması sırasında ekranın izlenmesini ve ürünlerin bulunmasını kolaylaştırır. Yatay bir web sitesi seçenek ve metinler eklendikten sonra dikey bir web sitesine göre daha karmaşık görünebilir.

 


Sonuç

Web’deki her şeyde olduğu gibi yeni teknikler, teknolojiler, cihazlar ve trendler kendi talep ve yeniliklerini getiriyor. Örneğin artık responsive web tasarım, bilinen yatay navigasyonun küçük ekranlarda dikey navigasyon olarak görüntülenebilmesi anlamına geliyor.

Bir web sitesi tasarımında iyi bir navigasyon oluşturmak için tek bir seçeneğe bağlı kalınması şart değil. Tabii ki web sitesi istatistiklerine ve dönüşüm verisi analiz edilerek yapılan bir tasarım ve test etme yaklaşımının en iyi sonucu verme olasılığı yüksektir. Arama motorunun web sitesine trafik sağlaması için navigasyonun tahmin edilebilir, sade, tutarlı ve iyi yerleştirilmiş olması gerekir.

Sosyal Medya Yönetimi

Sosyal Medya Yönetimi günümüzün artan teknolojik gelişmeleriyle artık çok önemli bir hale geldi. Peki, neden sosyal medya yönetimi google için bu kadar etkili oldu? Bunun sebepleri nelerdir? Bu soruların cevabını bulmak için yazının devamını okuyabilirsiniz.

Uzun bir süredir sosyal medya yönetimi çalışmaları bir sitenin seo ayaklarından biri olarak görülmekteydi. Ancak domaine katılan değer, alan adı otoritesi ve diğer önemli unsurlar işin içine dâhil edilmemişti. Fakat zaman içersinde yapılan çalışmalar ile sosyal medyanın kullanımının bir siteye katabileceği değerin çok fazla olduğuna birçoğunuz muhakkak şahit olmuştur.

Sosyal medyanın google etkisi yani site içeriklerinizin, yazılarınızın sosyal medya hesaplarınızdan yapılan bir paylaşımla linklenmesi ve sosyal medya hesaplarınızda bulunan kişilerin sitenizdeki içeriklerden haberdar olması google açısından çok önemli bir hale geldi. Yani sosyal medya hesabınızda yaptığınız bir paylaşıma tıklayıp sitenize gelen ziyaretçi trafiği google tarafından kaliteli trafik olarak görülür ve bu şekilde trafik alan sayfalarınızı daha ön planda tutar.

Sosyal Medya Yönetimi sayesinde sadece google bazında başarılara imza atmış sayılmazsınız. Sosyal medya uygulamalarında artacak olan görünürlüğünüz sayesinde organik yollarla takipçi kazanabileceksiniz. Bu sayede şirket bazında gelişmeye ve büyümeye başlayacaksınız. Daha fazla beklemeden bizimle iletişime geçebilir, daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sosyal Medya Yönetimi

 

Belirsizlik Var

Öncelikle google arama sonuçları sıralama faktörleri konusunda çok net olmadığı için söyleyeceğimizin her şeyin aslında varsayım olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Deneyimlerimiz sosyal sinyallerin bir siteye en çok etkiyi gösteren 10 faktör arasında yer aldığını söylüyor. Atılan tweetin, facebookta yapılan paylaşımın ve google plusta +1 alan linklerin kalitesi ve miktarı sosyal ölçüm olarak değerlendirilmektedir. Yani bir yazınız insanlar tarafından paylaşıldıkça arama motoru sonuçlarında çok daha üst sıralarda yer alma imkânına sahip oluyor.

Takipçiler ve Popülerlik

Bir sitenin Facebook sayfasında veya Twitter sayfasında yer alan takipçi sayısı doğrudan siteye bir değer kazandırmamaktadır. Bu bilgiye göre bir site ile sosyal medya kanallarındaki takipçi miktarı arasında doğrudan bir bağ olmadığını söyleyebiliriz. Ancak dolaylı yoldan bakacak olursak söz konusu etkinin ortaya çıktığını görebiliriz.

Sosyal Medya Yönetimi hakkında daha detaylı bilgi almak ve en uygun fiyatlarla yararlanmak ister misiniz? Daha fazla beklemeden iletişime geçin!

ILGAZ HOTEL Web Sitesi yayında

Ilgaz bölgesininin lider turistik tesisi olan ve  müşterilerinin tüm ihtiyaç ve beklentilerine uygun fiyat seçenekleriyle cevap veren Ilgaz Hotel için iş tanımına uygun, şık ve modern bir web sayfası yaptık. Okumaya devam et “ILGAZ HOTEL Web Sitesi yayında”

İnternet Dünyasında 1 Dakika İçinde Neler Oluyor?

İnternette bir dakikada dünya genelinde neler olup bittiğini, kaç kişinin sizinle birlikte sosyal medyaya bağlı olduğunu hiç merak ettiniz mi? Sizin için tüm cevapları tek bir görselde topladık. Okumaya devam et “İnternet Dünyasında 1 Dakika İçinde Neler Oluyor?”

JPEG, GIF ve PNG Dosya Türlerini Nerede, Ne Zaman ve Neden Tercih Etmelisiniz?

Sıradan bir bilgisayar kullancısı için internetteki çoğu şey manasız görünür. Örneğin, indirdiğiniz bir fotoğrafın uzantısının neden GIF veya PNG olduğu sorusunun cevabına ulaşmak, asla bugün kaçta yemek yiyeceğinizi bilmekten daha önemli değildir. Peki, internetin göbeğiyle kuru fasulyenin faydalarının başladığı yerdeyseniz ve kendinize “Bilgisayar Uzmanı” diyorsanız ne olacak? İşte o anda işler değişebilir. Okumaya devam et “JPEG, GIF ve PNG Dosya Türlerini Nerede, Ne Zaman ve Neden Tercih Etmelisiniz?”

Reklam mı? O da ne ki?

İnsanoğlu tuhaf varlık. Hem ürününün tanıtılmasını ister, hem de reklam vermek istemez. Bunun başka yolu var mı? Bence yok. REKLAM… Gerçi reklamın tanımını da biraz açmak lazım. Reklam “insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen ya da başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan (diğer bir deyimle parasal destek sağlayan kişi ya da kuruluşların kimliği açık olan) duyuru”dur. Değerli Viki abimizden aldığımız bilgiler doğrultusunda reklam bu… “Belirli bir ücret karşılığı” kritik nokta. Madem ürününü tanıtacaksın bunları göze al, ya da kendi imkanlarınla kendi reklamını kendin yap. Ama her halükarda reklam için bir bütçe gerekiyor. Sadece el ilanı bastırıp kendin dağıtsan bile onun da bir ücreti var. Hadi bir yere bastırmadın kendi yazıcından çıkardın. Bu kez de kağıt ve kartuş parası var. Yani bedava değil.

Diğer yandan reklam; elle tutulur bir şey olmadığı için de para vermekten çekiniyor bazı insanlar. “Acaba param çöpe mi gidiyor?” düşüncesi çok yoğun. Ama zamanında ve planlı yapılan reklam %90 başarılı olmuştur. Biraz sabretmek gerekiyor sadece. Tabiki kısa süre içinde de vermiş olduğunuz reklamdan verim alabilirsiniz.

Gelelim web site konusuna. Hala niye farkında değil ki insanlar? Bu kadar ucuza bu kadar geniş kitleye hitap etmek bu kadar kolay işte. İstediğin kadar alanın var, istediğini yaz (sözüm meclisten dışarı) sınırlama senin elinde. Eee? Daha fazla uzatmamak lazım. Reklam bir firmanın soyadı, slogan da göbek adıdır. Finito…

Sosyal Medya Etkileşim Formülü: Doğru İçerik+Doğru Zaman

Bu yazımızda ise sosyal medyada paylaşımın saatleri konusuna değineceğiz. Sosyal medyada etkileşim ve erişimi yükseltmek için içeriklerin ne zaman paylaşılacağı büyük önem arz ediyor. Markalar dijital stratejisini ve sosyal medya planını hazırlarken doğru içeriğin doğru zamanda yayınlanması doğru kitleye ulaşmak için kritik önem taşıyor.

Aşağıdaki dostumuz kedinin patisi infografiğinden de göreceğiniz gibi her sosyal medya mecrası için doğru gönderi saati değişiyor.

Özetlemek gerekirse en iyi saatler:

  1. Twitter Hafta içi günleri öğleden sonra 1–3 arası
  2. Facebook Hafta içi günleri öğleden sonra 1–4 arası ve hafta sonu günleri öğleden sonra 2–5 arası
  3. Tumblr Hafta içi günleri akşam 7–10 arası ve cuma günleri öğleden sonra 4 -5 arası
  4. Instagram Pazartesi günü öğleden sonra 6–7 arası diğer hafta içi günleri akşam 5–6 arası
  5. Pinterest Hafta içi günleri öğleden sonra 2–4 arası hafta sonu günleri akşam 8–11 arası
  6. Google+ Hafta içi sabah 9–11 arası

Sizde sosyal medya stratejinizi işin uzmanlarıyla belirlemek istiyorsanız,iletişime geçin.

İnternetin Bilinmeyenleri: Linkler Neden Mavidir?

1969 Yılının Nisan ayında ilk defa internetin bugünkü halini alacak taslağının çalışmaları başlamıştı. O zamanlar henüz “internet” kavramı ortada yoktu ve internet “ARPAnet” olarak adlandırılan bambaşka bir proje olarak doğmuştu.

ARPAnet, Birleşmiş Milletler Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nda görev alan bilim adamlarının bilimsel araştırma kağıtlarını, dokümanlarını ve fikirlerini birbirine kolayca aktarabilmesi için planlanmıştı. Bugünkü internet dünyasının ilk ilkel modeli olan ARPAnet’in taslağı tam olarak aşağıdaki döküme benziyordu.

İnternetin internet olma adına ilk yolculuğu işte bu şekilde başlamıştı. İnternetsiz yaşamın nasıl olduğunu anılarımızdan hatırlasak da artık hiç birimiz internetsiz bir dünyayı hayal dahi edemiyoruz. ARPAnet’den sonra günler ayları ve aylar yılları kovaladı. Sonuç olarak internetin ilk kıvılcımı olan WWW (World Wide Web) doğdu. Onun da ilk ilkel görüntüsü tıpkı aşağıdaki görsel de olduğu gibiydi.

Peki, ne oldu da bugün bizi bir noktadan bir diğerine götüren linkler WWW’nin ilk modelinde olduğu gibi yeşil olmaktan vazgeçti ve mavi olarak karşımıza çıktı?

Linkler veya teknik adıyla Hyperlink’lerin mavi olması hakkında ileri sürülen birçok teori var. İlk internet tarayıcıları bu teorilerin en kuvvetlilerini oluşturuyor. Eğer ortayaş sınıfındaysanız veya bizim gibi teknolojiye takıntılıysanız Microsoft Windows ile kullanılan ilkel tarayıcılardan biri olan Mosaic’i mutlaka hatırlıyorsunuzdur.

Bu tarayıcıda ve Windows’un birçok bölümünde arkaplan griydi. Yazılar siyahtı ve açık renkler siyah-beyaz renk şemasında pek göze yatkın durmuyordu. Bu durumda linkler ya kırmızı, ya mavi ya da yeşil olabilirdi. Teorilere göre Mosaic’ Şimdi işin kızıştığı noktaya geliyoruz.

Kırmızı ve yeşil, gözümüzde aynı hücreler tarafından algılanıyor. Aynı zaman renk körlüğü sorunu olan hastaların büyük bir parçası kırmızı ve yeşile karşı renk körlüğü sorunu yaşıyor. Linklerin mavi olması renk körleri dahil herkesin link parçalarını kolayca görebilmesi anlamına geliyor.

Joe Clarke’ın 2002 yılında yayımlanan “Building Accessible Websites / Ulaşılabilir Web Siteleri Tasarlamak” isimli kitabında söylediği gibi;

“Kırmızı ve yeşil renkleri, görüş noksanlığına en yatkın renklerken neredeyse hiç kimse mavi renkleri görmekte sorun yaşamıyor. Herkes maviyi dosdoğru gördüğü gibi maviyi diğer renklerden de kolayca ayırt edebilir.”

Bu alıntı Mark Zuckerberg’in de kırmızı-yeşil renk körü olduğu için Facebook’da mavi renk şemasını tercih etmesiyle açıklanabilir. Peki, sizce ARPAnet ile internetin temeline ilk kazmayı vuran insanlar bir masa etrafında oturup, oraletlerini yudumlarken aynı şekilde düşünerek linklerin mavi olmasına karar vermiş olabilir mi? Hiç sanmıyoruz…

Tim Berners-Lee’nin WWW için düzenlenen bir konferansta verdiği yanıtlara göre, linklerin mavi olmasının belli bir nedeni yokmuş. Hatta kendisi eğer böyle bir seçim yapacak olsaydı yeşili seçeceğini söylüyor. Yeşil Tim Berners-Lee’ye göre renk körü olmayan insanlar tarafından daha kolay görülebiliyor ve insana huzur veriyor. Tim Berners-Lee de internetteki linklerin mavi olmasını ilk internet tarayıcılarının bu yolu seçmiş olmalarına bağlıyor.

Yalnız World Wide Web’in mucidi Tim Berners-Lee de dahil olmak üzere hiç kimse internet dünyasını çepeçevre saran linklerin neden mavi olduğunu veya mavi olmasına tam olarak kimin neden olduğunu bilmiyor.

Kaynak: