Wetransfer İle Dosya Paylaşın

Basit ve kullanışlı bir ara yüze sahip, 2 GB’a kadar ücretsiz dosya transferine olanak sağlayan dosya paylaşım platformu sizde dosyalarınızı paylaşın.

Wetransfer genelde profesyonel veya büyük boyutlu dosya paylaşımlarında kullanılan bir dosya paylaşım platformudur. Dosya paylaşımı yaparken üyelik gerektirmeyen bir platformdur. Direkt olarak dosyayı upload edip karşı tarafın mail adresine dosya indirme adresini gönderebilirsiniz. Ayrıca dosyaya açıklayıcı mesaj da ekleyebilirsiniz.

Peki bu dosya paylaşım platformu neden bu kadar popüler?

Çünkü çok sade bir yapısı var. Sadece işini yapan bir sitedir. Bazen mail ile iletemeyeceğiniz 20-30 MB’lık bir dosyayı bu site ile kolayca gönderebilirsiniz. Üstelik Dropbox vs. gibi karmaşık ve üyelik gerektiren bir sistemi de yok.

2 GB’ta kadar ücretsiz yüklediğiniz dosyalar, yükleme tarihinden itibaren bir hafta bu sitenin sunucularında saklıyor. Bu süre zarfında istediğiniz kişiler dosyaları indirebilir, süre sonunda da dosyalar sunucudan otomatik olarak silinmektedir.

Ayrıca isterseniz siteye üye olabilirsiniz. Üye olup ücretli sisteme abone olursanız aldığınız hizmette tabi farklılıklar oluyor.

Ücretli üyelikteki farklılıklar:

  • Bir seferde 20 GB’a kadar dosyaların gönderimi
  • 100 GB’a kadar depolama alanı
  • Dosyaları parolayla koruma imkanı
  • Profili kişiselleştirme
  • Arka plan görüntüleri seçme imkanı
  • E-postaları özelleştirebilme

Tabi genelde kişisel kullanımlar için ücretsiz hizmetleri yeterli gibi gözüküyor. Daha profesyonel kullanımlar için ücretli üyelik tercih edilebilir.

Ayrıca sitenin mobil platformlar için uygulamaları da mevcut. Android ve iPhone cihazlarınızdan hesabınıza ulaşabilirsiniz ancak site versiyonundan farklı olarak sadece fotoğraf ve videolarımız gönderebiliyoruz. Mobil uygulamasında Dosya gönderme seçeneği bulunmuyor .

Kinesis Enerji Web Sitesi yayında

Elektrik üretim projeleri ve müteahhitlik hizmetleri sunan Türkiye’nin öncü şirketlerinden olan KINESIS ENERJI için iş tanımına uygun, şık ve modern bir web sayfası yaptık. Okumaya devam et “Kinesis Enerji Web Sitesi yayında”

İnternet Dünyasında 1 Dakika İçinde Neler Oluyor?

İnternette bir dakikada dünya genelinde neler olup bittiğini, kaç kişinin sizinle birlikte sosyal medyaya bağlı olduğunu hiç merak ettiniz mi? Sizin için tüm cevapları tek bir görselde topladık. Okumaya devam et “İnternet Dünyasında 1 Dakika İçinde Neler Oluyor?”

JPEG, GIF ve PNG Dosya Türlerini Nerede, Ne Zaman ve Neden Tercih Etmelisiniz?

Sıradan bir bilgisayar kullancısı için internetteki çoğu şey manasız görünür. Örneğin, indirdiğiniz bir fotoğrafın uzantısının neden GIF veya PNG olduğu sorusunun cevabına ulaşmak, asla bugün kaçta yemek yiyeceğinizi bilmekten daha önemli değildir. Peki, internetin göbeğiyle kuru fasulyenin faydalarının başladığı yerdeyseniz ve kendinize “Bilgisayar Uzmanı” diyorsanız ne olacak? İşte o anda işler değişebilir. Okumaya devam et “JPEG, GIF ve PNG Dosya Türlerini Nerede, Ne Zaman ve Neden Tercih Etmelisiniz?”

Emek İnşaat web sitesi yayında

Ülkemize öncü ve örnek nitelikte pek çok kaliteli çağdaş teknolojik yapı kazandıran EMEK İNŞAAT için iş tanımına uygun, şık ve modern bir web sayfası yaptık. Okumaya devam et “Emek İnşaat web sitesi yayında”

Sitenize Ziyaretçiler Çekmek Mümkün, Ama Nasıl Yapılmalı?

Kişisel ya da kurumsal web siteniz için hosting hizmeti aldınız, site tasarımını yaptınız ve yayına koydunuz. Domain isminiz çekici, site tasarımınız mükemmel ama etrafta ziyaretçiler yok. Nerede buziyaretçiler ? Neden gelmiyorlar?

Site trafiği arttırma programlarına çok güvenmeyin, onlar korsan yöntemler deneyip Google’dan ceza almanıza neden olabilirler. Hit arttırma siteleri de benzer taktikler kullanabilir ve Google arama sıralamalarında alt sıralara düşmenize neden olabilirler.

Sitenize Hit Almanın Birinci Kuralı:

Google arama sıralaması, bu kadar önemli mi? Evet. Sitenizin trafiğini, Google arama sonuçları belirliyor. Bu durumu markete gitmek gibi düşünün. Markete bir şeyler almaya gidersiniz, elinizde ya da aklınızda bir liste vardır, örneğin bir paket şeker alacaksınız diyelim. Şimdi ilgili reyonu analiz edelim:

• Bir paket şeker alırken aklınızda genellikle belirli bir marka olur = Bilinirliği yüksek ve en çok trafiği çeken web sitesi. Bu tür siteler genelde Google arama sonuçlarına göre değil de direkt kendi domain isimleri üzerinden trafik alırlar. Örneğin hosting hizmeti almak isteyen ve bunu Eliz Yazılım üzerinden sağlamak isteyen kullanıcı elizyazilim.com linkini adres çubuğuna yazar. Bu durum sizin markette X marka şekeri direkt olarak satın alıp çıkmanıza benzer.

• Reyondaki diğer markalara şöyle bir göz atarsınız: İşte burası Google arama sonuçlarının devreye girdiği yer. Kişisel ya da kurumsal web siteniz, eğer alanında en yüksel bilinirliğe sahip değilse rakiplerinizle savaşacağınız yer burası. Marketteki şeker reyonunda birçok marka bulunur; kimisi daha ucuzdur, kimisi bilmem nerede üretildiğini ön plana çıkarmıştır. Yapılan birçok araştırmaya göre sıradan tüketici bu durumda ilk başta ambalaja bakıyor, bir o kadarı da ilk gördüğünü alıyor.

Ambalaj = Web sitenizin tasarımı ve kullanıcı deneyimi yönünden başarısı
Reyonda ilk görülen yerde bulunmak: Google sıralamasının üst sıralarında çıkmak

• Google sıralamasında üst sıralara çıkmanın ilk parametresi SEO. Sitenizin içeriğini doğru bir şekilde optimize ederseniz Google aramalarından sonuçlarından inanılmaz yüksek oranlarda bir trafik çekersiniz. SEO konusunda profesyonel destek için elizyazilim‘a başvurabilirsiniz.

• Bazı marketlerde bir reyon sadece tek bir şeker markasına ayrılır. Hatta bu reyon diğer şeker reyonundan ayrı durur ve her yerde karşınıza çıkar çünkü bahsi geçen marka, marketle reklam anlaşması yapmış ve ürünlerini en merkezi yere koydurtmuştur. Google reklamlarının da yaptığı budur. Google için belirli bir bütçe ayırırsınız ve arama sıralamalarının en üst sırası sizin olur.

Sosyal Medyayı Etkin Kullanma: Ağzı Laf Yapan Trafiği Çeker

Web sitenizin hitini arttırmanın en efektif yollarından biri etkin sosyal medya kullanımıdır. Facebook, Twitter, Instagram vb. sosyal medya platformlarından hangisi (belki de hepsi) sizin içerik planlamanıza uyuyorsa kullanın.  elizyazilim.com ‘dan yardım alarak ilgi çekici ve trafik sağlayan içerikler oluşturabilirsiniz.

E-Posta İmzalarının Gizli Gücü

E-Posta imzası kullanıyorsanız web sitenizi oraya mutlaka ekleyin. Yoğun mail trafiğine sahip biriyseniz sitenizin hitini bu şekilde arttırabilirsiniz. Unutmayın, bir tık; bir tıktır!

Son Olarak: Kullanıcı Katılımını Arttırın

Web sitenizi yorumlara ve fikirlere açık şekilde tasarlayarak kendinize kemik bir kitle oluşturabilirsiniz. Unutmayın, insanlar bir şeylere bağlanmayı severler. Ziyaretçilere sitenize her gün bakmak için bir neden verin.

Reklam mı? O da ne ki?

İnsanoğlu tuhaf varlık. Hem ürününün tanıtılmasını ister, hem de reklam vermek istemez. Bunun başka yolu var mı? Bence yok. REKLAM… Gerçi reklamın tanımını da biraz açmak lazım. Reklam “insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen ya da başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan (diğer bir deyimle parasal destek sağlayan kişi ya da kuruluşların kimliği açık olan) duyuru”dur. Değerli Viki abimizden aldığımız bilgiler doğrultusunda reklam bu… “Belirli bir ücret karşılığı” kritik nokta. Madem ürününü tanıtacaksın bunları göze al, ya da kendi imkanlarınla kendi reklamını kendin yap. Ama her halükarda reklam için bir bütçe gerekiyor. Sadece el ilanı bastırıp kendin dağıtsan bile onun da bir ücreti var. Hadi bir yere bastırmadın kendi yazıcından çıkardın. Bu kez de kağıt ve kartuş parası var. Yani bedava değil.

Diğer yandan reklam; elle tutulur bir şey olmadığı için de para vermekten çekiniyor bazı insanlar. “Acaba param çöpe mi gidiyor?” düşüncesi çok yoğun. Ama zamanında ve planlı yapılan reklam %90 başarılı olmuştur. Biraz sabretmek gerekiyor sadece. Tabiki kısa süre içinde de vermiş olduğunuz reklamdan verim alabilirsiniz.

Gelelim web site konusuna. Hala niye farkında değil ki insanlar? Bu kadar ucuza bu kadar geniş kitleye hitap etmek bu kadar kolay işte. İstediğin kadar alanın var, istediğini yaz (sözüm meclisten dışarı) sınırlama senin elinde. Eee? Daha fazla uzatmamak lazım. Reklam bir firmanın soyadı, slogan da göbek adıdır. Finito…

İnternet Tarayıcılarında Geçerli Çalışan 18 Kısayol Tuşu

Bir elinizi klavyeden kaldırıp fareye götürmek, fareyi iyice kavramak, sürüklemek ve tıklamak… Tüm bu işlemin kaç saniye tutacağı hakkında tahmin yürütebilir misiniz? Tüm batının ve doğunun en hızlı fare çeken adamı olsanız bile, pratik kullanımda bu 4 kombinasyonunu meydana getirmek için 3 saniye harcamanız gerekir. Tabi, eğer profesyonel bir oyuncu iseniz o ayrı.

Hala birçok bilgisayar ustasının klavyeyi seviyor olmasının hatta komut satırına sahip işletim sistemlerini kullanmayı tercih etmesinin çok iyi bir nedeni var; hız. Hız ile birlikte internet tarayıcınızı kullanırken üretkenliğinizi arttırmak ve birçok işlemi gerçekleştirirken kendinize ekstradan zaman kazandırmaya ne dersiniz? O halde çareniz bir an önce klavye kısayollarını kendinize adapte etmekten geçiyor.

Her ne kadar tüm internet tarayıcıları kendine ait özel kısayollara sahip olsa da, kullanıcıların kısayol alışkanlığının dışına çıkılmaması için güncel tarayıcılar birbirine oldukça yakın klavye kısayollarını kullanıyor.

Yani öğreneceğiniz bu temel kısayollar sayesinde hangi internet tarayıcısını kullanıyor olduğunuz fark etmeden daha verimli şekilde çalışabilirsiniz!

1: Yeni Sekme Açma Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + T
  • macOS: Command + T

2: Yeni Pencere Açma Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + N
  • macOS: Command + N

3: Yeni Gizli Pencere Açma Kısayolu (Gizli Mod)

  • Windows & Linux: Ctrl + Shift + N
  • macOS: Command + Shift + N

#4: Soldan Sağa Doğru Görüntülenen Sekmeyi Değiştirmek

  • Windows & Linux: Ctrl + Tab
  • macOS: Ctrl + Tab

5: Sağdan Sola Doğru Görüntülenen Sekmeyi Değiştirmek

  • Windows & Linux: Ctrl + Shift + Tab
  • macOS: Ctrl + Shift + Tab

6: Son Kapatılan Sekmeleri Kurtarma Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + Shift + T
  • macOS: Command + Shift + T

7: Bir Önceki Sayfaya Dönme Kısayolu

  • Windows & Linux: Alt + Sol ok tuşu
  • macOS: Command + Sol ok tuşu

8: Bir Sonraki Sayfaya Gitme Kısayolu

  • Windows & Linux: Alt + Sağ ok tuşu
  • macOS: Command + Sağ ok tuşu

9: Sayfayı Yer İmlerine Ekleme Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + D
  • macOS: Command + D

10: Sayfa içinde Arama Yapma Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + F
  • macOS: Command + F

11: Açık Sekmeyi Kapatma Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + W
  • macOS: Command + W

12: Adres Çubuğunu İşaretleme Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + L
  • macOS: Command + L

13: Sayfayı Aşağıya Kaydırma Kısayolu

  • Windows & Linux: Boşluk tuşu (spacebar)
  • macOS: Boşluk tuşu (spacebar)

14: Sayfayı Yukarı Kaydırma Tuşu

  • Windows & Linux: Shift + Boşluk tuşu (spacebar)
  • macOS: Shift + Boşluk tuşu (spacebar)

15: Sayfanın Başına Dönme Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + Home
  • macOS: Command + Yukarı ok tuşu

16: Sayfanın Sonuna Gitme Kısayolu

  • Windows & Linux: Ctrl + End
  • macOS: Command + Aşağı ok tuşu

17: Formlarda ve İşaretleyicide Alt Satıra Geçme Kısayolu

  • Windows & Linux: Tab
  • macOS: Tab

18: Formlarda ve İşaretleyicide Üst Satıra Geçme Kısayolu

  • Windows & Linux: Shift + Tab
  • macOS: Shift + Tab

 

kaynak: 

Sosyal Medya Etkileşim Formülü: Doğru İçerik+Doğru Zaman

Bu yazımızda ise sosyal medyada paylaşımın saatleri konusuna değineceğiz. Sosyal medyada etkileşim ve erişimi yükseltmek için içeriklerin ne zaman paylaşılacağı büyük önem arz ediyor. Markalar dijital stratejisini ve sosyal medya planını hazırlarken doğru içeriğin doğru zamanda yayınlanması doğru kitleye ulaşmak için kritik önem taşıyor.

Aşağıdaki dostumuz kedinin patisi infografiğinden de göreceğiniz gibi her sosyal medya mecrası için doğru gönderi saati değişiyor.

Özetlemek gerekirse en iyi saatler:

  1. Twitter Hafta içi günleri öğleden sonra 1–3 arası
  2. Facebook Hafta içi günleri öğleden sonra 1–4 arası ve hafta sonu günleri öğleden sonra 2–5 arası
  3. Tumblr Hafta içi günleri akşam 7–10 arası ve cuma günleri öğleden sonra 4 -5 arası
  4. Instagram Pazartesi günü öğleden sonra 6–7 arası diğer hafta içi günleri akşam 5–6 arası
  5. Pinterest Hafta içi günleri öğleden sonra 2–4 arası hafta sonu günleri akşam 8–11 arası
  6. Google+ Hafta içi sabah 9–11 arası

Sizde sosyal medya stratejinizi işin uzmanlarıyla belirlemek istiyorsanız,iletişime geçin.

İnternetin Bilinmeyenleri: Linkler Neden Mavidir?

1969 Yılının Nisan ayında ilk defa internetin bugünkü halini alacak taslağının çalışmaları başlamıştı. O zamanlar henüz “internet” kavramı ortada yoktu ve internet “ARPAnet” olarak adlandırılan bambaşka bir proje olarak doğmuştu.

ARPAnet, Birleşmiş Milletler Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nda görev alan bilim adamlarının bilimsel araştırma kağıtlarını, dokümanlarını ve fikirlerini birbirine kolayca aktarabilmesi için planlanmıştı. Bugünkü internet dünyasının ilk ilkel modeli olan ARPAnet’in taslağı tam olarak aşağıdaki döküme benziyordu.

İnternetin internet olma adına ilk yolculuğu işte bu şekilde başlamıştı. İnternetsiz yaşamın nasıl olduğunu anılarımızdan hatırlasak da artık hiç birimiz internetsiz bir dünyayı hayal dahi edemiyoruz. ARPAnet’den sonra günler ayları ve aylar yılları kovaladı. Sonuç olarak internetin ilk kıvılcımı olan WWW (World Wide Web) doğdu. Onun da ilk ilkel görüntüsü tıpkı aşağıdaki görsel de olduğu gibiydi.

Peki, ne oldu da bugün bizi bir noktadan bir diğerine götüren linkler WWW’nin ilk modelinde olduğu gibi yeşil olmaktan vazgeçti ve mavi olarak karşımıza çıktı?

Linkler veya teknik adıyla Hyperlink’lerin mavi olması hakkında ileri sürülen birçok teori var. İlk internet tarayıcıları bu teorilerin en kuvvetlilerini oluşturuyor. Eğer ortayaş sınıfındaysanız veya bizim gibi teknolojiye takıntılıysanız Microsoft Windows ile kullanılan ilkel tarayıcılardan biri olan Mosaic’i mutlaka hatırlıyorsunuzdur.

Bu tarayıcıda ve Windows’un birçok bölümünde arkaplan griydi. Yazılar siyahtı ve açık renkler siyah-beyaz renk şemasında pek göze yatkın durmuyordu. Bu durumda linkler ya kırmızı, ya mavi ya da yeşil olabilirdi. Teorilere göre Mosaic’ Şimdi işin kızıştığı noktaya geliyoruz.

Kırmızı ve yeşil, gözümüzde aynı hücreler tarafından algılanıyor. Aynı zaman renk körlüğü sorunu olan hastaların büyük bir parçası kırmızı ve yeşile karşı renk körlüğü sorunu yaşıyor. Linklerin mavi olması renk körleri dahil herkesin link parçalarını kolayca görebilmesi anlamına geliyor.

Joe Clarke’ın 2002 yılında yayımlanan “Building Accessible Websites / Ulaşılabilir Web Siteleri Tasarlamak” isimli kitabında söylediği gibi;

“Kırmızı ve yeşil renkleri, görüş noksanlığına en yatkın renklerken neredeyse hiç kimse mavi renkleri görmekte sorun yaşamıyor. Herkes maviyi dosdoğru gördüğü gibi maviyi diğer renklerden de kolayca ayırt edebilir.”

Bu alıntı Mark Zuckerberg’in de kırmızı-yeşil renk körü olduğu için Facebook’da mavi renk şemasını tercih etmesiyle açıklanabilir. Peki, sizce ARPAnet ile internetin temeline ilk kazmayı vuran insanlar bir masa etrafında oturup, oraletlerini yudumlarken aynı şekilde düşünerek linklerin mavi olmasına karar vermiş olabilir mi? Hiç sanmıyoruz…

Tim Berners-Lee’nin WWW için düzenlenen bir konferansta verdiği yanıtlara göre, linklerin mavi olmasının belli bir nedeni yokmuş. Hatta kendisi eğer böyle bir seçim yapacak olsaydı yeşili seçeceğini söylüyor. Yeşil Tim Berners-Lee’ye göre renk körü olmayan insanlar tarafından daha kolay görülebiliyor ve insana huzur veriyor. Tim Berners-Lee de internetteki linklerin mavi olmasını ilk internet tarayıcılarının bu yolu seçmiş olmalarına bağlıyor.

Yalnız World Wide Web’in mucidi Tim Berners-Lee de dahil olmak üzere hiç kimse internet dünyasını çepeçevre saran linklerin neden mavi olduğunu veya mavi olmasına tam olarak kimin neden olduğunu bilmiyor.

Kaynak: