Aralık Ayının Önemli Günleri (2024 Güncel)

Aralık ayı, yılın son ayı olması nedeniyle birçok önemli gün ve etkinlik barındırır.
İşte Aralık ayında öne çıkan bazı önemli günler:

Uluslararası Önemli Günler

  • 1 Aralık – Dünya AIDS Günü
    HIV/AIDS konusunda farkındalık yaratmak ve hastalığın önlenmesi için yapılan çalışmaların önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanır.
  • 3 Aralık – Dünya Engelliler Günü
    Engelli bireylerin haklarına ve toplumdaki yerlerine dikkat çekmek için kutlanır.
  • 3 Aralık – Dünya Kadın Hakları Günü
    Kadınların toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi haklarını savunmaya yönelik farkındalık yaratmayı amaçlar.
  • 5 Aralık – Dünya Gönüllüler Günü
    Gönüllülerin toplum için yaptığı katkılara teşekkür etmek amacıyla kutlanır.
  • 5 Aralık – Dünya Toprak Günü
    Toprak sağlığının önemi ve sürdürülebilir tarımın desteklenmesi konularına vurgu yapılır.
  • 10 Aralık – Dünya İnsan Hakları Günü
    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edildiği gün olarak, insan haklarının korunmasının önemine dikkat çekilir.

Türkiye’ye Özgü Günler

  • 5 Aralık – Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilişi (1934)
    Kadınlara siyasi hakların verilmesi dolayısıyla Türkiye’de kadınların toplumsal hayattaki yerinin önemi vurgulanır.
  • 12 Aralık – Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü (Şeb-i Arus)
    Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ölüm yıl dönümü, “düğün gecesi” anlamına gelen Şeb-i Arus törenleri ile anılır.

Diğer Dikkat Çekici Günler

  • 20 Aralık – Uluslararası Dayanışma Günü
    Toplumlar ve bireyler arasındaki dayanışmayı teşvik etmek için kutlanır.
  • 24-25 Aralık – Noel (Christmas)
    Hristiyanlar için İsa’nın doğumunu kutlamak adına önemli bir gündür.
  • 31 Aralık – Yılbaşı Gecesi (New Year’s Eve)
    Yılın son günüdür ve yeni yıl kutlamalarına ev sahipliği yapar.

SOSYAL MEDYA İÇİN DOĞRU MARKA İMAJI YARATMAK

İş yaşamında hızlı büyümek için dünyaya adapte olmak, değişen ve gelişen dünyada dijital zamana ayak uydurmak, rakiplerinizden geri kalmamak için büyük önem arz ediyor. Dijital dünyada dinamizm yakalayan sosyal medya mecralarına ayak uydurmak ve orada bir kimlik oluşturmak, markanızı tanıtmak ve kazanç sağlamak, reklamlar ile markanızın bulunduğu konumu korumak büyümeniz için bir gerçek.

Yeni bir iş kurmaya adım atıyorsunuz veya küçük ölçekli firmanızı büyütmek istiyorsunuz. Hayaller ve hedefleriniz için heyecanlısınız. Başarı için işinizi iyi yapmak gerekir fakat yetmeyebilir. Doğru bir tanıtım ve doğru bir imaj yaratmak oldukça önemli. Günümüzde popülerleşen ve gün geçtikçe gelişen internet ortamındaki etkileşim araçlarından olan sosyal medya; kişisel paylaşımların yapıldığı bir platform olmanın yanı sıra markaların ve toplulukların da paylaşımlar yaparak büyüdüğü ve geliştiği bir mecra haline geldi.
İş yaşamında hızlı büyümek için dünyaya adapte olmak, değişen ve gelişen dünyada dijital zamana ayak uydurmak, rakiplerinizden geri kalmamak için büyük önem arz ediyor. Dijital dünyada dinamizm yakalayan sosyal medya mecralarına ayak uydurmak ve orada bir kimlik oluşturmak, markanızı tanıtmak ve kazanç sağlamak, reklamlar ile markanızın bulunduğu konumu korumak büyümeniz için bir gerçek.
Bunu fark ettiniz ve sosyal medyada kurumsal kimliğiniz ile var olmaya karar verdiniz. Öncelikle markanızın misyonunu ve hedeflerini, nasıl bir izlenim yaratmak istediğinizi belirlemeli ve müşteri kitlenizi iyi tanımanız gerekiyor. İnsanların sizi takip etmesini sağlayacak paylaşımlar yapmak, hedef kitlenizin ilgisini çekebilmek için nasıl bir dil kullanacağınız, ne sürede ve nasıl paylaşımlar yapılması gerektiği, Twitter, Facebook, İnstagram, Linkedin, Pinterest, Youtube vb. hangi platforma ağırlık verilmesi gerektiği belirlenmelidir.


Mevcutta yönettiğiniz bir hesap varsa ve etkisini göremiyorsanız, platformları amacına uygun kullanabiliyor musunuz? Veya yaptığınız paylaşımlarınız ilgi çekiyor mu ve takipçilerinizle bir sinerji yakalıyor musunuz? Görsel anlamda doyurucu, merak uyandırıcı ve bilgi verici paylaşımlar yapabiliyor musunuz?
Takipçilerinizde doğrusal bir artış var mı? Yorumlara ve mesajlara birebir ilgili ve hızlı dönüş yapıyor musunuz? Gibi sorulara yanıt aramak ve ona göre bir strateji belirlemek gerekiyor.
Bu sorulara yanıt vermek için, ülkemizde aktif olarak kullanılan ve firmaların bütçe ayırması gerektiği alanlardan ilk sırada olan sosyal medya için, kurumsal sosyal medya hesaplarının oluşturulması ve yönetimi için hizmet veren reklam ajansları ile iş ortaklığı yapmanız sizin için doğru bir karar olacaktır.

Sosyal Medya Yönetimi

Sosyal Medya Yönetimi günümüzün artan teknolojik gelişmeleriyle artık çok önemli bir hale geldi. Peki, neden sosyal medya yönetimi google için bu kadar etkili oldu? Bunun sebepleri nelerdir? Bu soruların cevabını bulmak için yazının devamını okuyabilirsiniz.

Uzun bir süredir sosyal medya yönetimi çalışmaları bir sitenin seo ayaklarından biri olarak görülmekteydi. Ancak domaine katılan değer, alan adı otoritesi ve diğer önemli unsurlar işin içine dâhil edilmemişti. Fakat zaman içersinde yapılan çalışmalar ile sosyal medyanın kullanımının bir siteye katabileceği değerin çok fazla olduğuna birçoğunuz muhakkak şahit olmuştur.

Sosyal medyanın google etkisi yani site içeriklerinizin, yazılarınızın sosyal medya hesaplarınızdan yapılan bir paylaşımla linklenmesi ve sosyal medya hesaplarınızda bulunan kişilerin sitenizdeki içeriklerden haberdar olması google açısından çok önemli bir hale geldi. Yani sosyal medya hesabınızda yaptığınız bir paylaşıma tıklayıp sitenize gelen ziyaretçi trafiği google tarafından kaliteli trafik olarak görülür ve bu şekilde trafik alan sayfalarınızı daha ön planda tutar.

Sosyal Medya Yönetimi sayesinde sadece google bazında başarılara imza atmış sayılmazsınız. Sosyal medya uygulamalarında artacak olan görünürlüğünüz sayesinde organik yollarla takipçi kazanabileceksiniz. Bu sayede şirket bazında gelişmeye ve büyümeye başlayacaksınız. Daha fazla beklemeden bizimle iletişime geçebilir, daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sosyal Medya Yönetimi

 

Belirsizlik Var

Öncelikle google arama sonuçları sıralama faktörleri konusunda çok net olmadığı için söyleyeceğimizin her şeyin aslında varsayım olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Deneyimlerimiz sosyal sinyallerin bir siteye en çok etkiyi gösteren 10 faktör arasında yer aldığını söylüyor. Atılan tweetin, facebookta yapılan paylaşımın ve google plusta +1 alan linklerin kalitesi ve miktarı sosyal ölçüm olarak değerlendirilmektedir. Yani bir yazınız insanlar tarafından paylaşıldıkça arama motoru sonuçlarında çok daha üst sıralarda yer alma imkânına sahip oluyor.

Takipçiler ve Popülerlik

Bir sitenin Facebook sayfasında veya Twitter sayfasında yer alan takipçi sayısı doğrudan siteye bir değer kazandırmamaktadır. Bu bilgiye göre bir site ile sosyal medya kanallarındaki takipçi miktarı arasında doğrudan bir bağ olmadığını söyleyebiliriz. Ancak dolaylı yoldan bakacak olursak söz konusu etkinin ortaya çıktığını görebiliriz.

Sosyal Medya Yönetimi hakkında daha detaylı bilgi almak ve en uygun fiyatlarla yararlanmak ister misiniz? Daha fazla beklemeden iletişime geçin!

İnternet Dünyasında 1 Dakika İçinde Neler Oluyor?

İnternette bir dakikada dünya genelinde neler olup bittiğini, kaç kişinin sizinle birlikte sosyal medyaya bağlı olduğunu hiç merak ettiniz mi? Sizin için tüm cevapları tek bir görselde topladık. Okumaya devam et “İnternet Dünyasında 1 Dakika İçinde Neler Oluyor?”

Sosyal Medya Etkileşim Formülü: Doğru İçerik+Doğru Zaman

Bu yazımızda ise sosyal medyada paylaşımın saatleri konusuna değineceğiz. Sosyal medyada etkileşim ve erişimi yükseltmek için içeriklerin ne zaman paylaşılacağı büyük önem arz ediyor. Markalar dijital stratejisini ve sosyal medya planını hazırlarken doğru içeriğin doğru zamanda yayınlanması doğru kitleye ulaşmak için kritik önem taşıyor.

Aşağıdaki dostumuz kedinin patisi infografiğinden de göreceğiniz gibi her sosyal medya mecrası için doğru gönderi saati değişiyor.

Özetlemek gerekirse en iyi saatler:

  1. Twitter Hafta içi günleri öğleden sonra 1–3 arası
  2. Facebook Hafta içi günleri öğleden sonra 1–4 arası ve hafta sonu günleri öğleden sonra 2–5 arası
  3. Tumblr Hafta içi günleri akşam 7–10 arası ve cuma günleri öğleden sonra 4 -5 arası
  4. Instagram Pazartesi günü öğleden sonra 6–7 arası diğer hafta içi günleri akşam 5–6 arası
  5. Pinterest Hafta içi günleri öğleden sonra 2–4 arası hafta sonu günleri akşam 8–11 arası
  6. Google+ Hafta içi sabah 9–11 arası

Sizde sosyal medya stratejinizi işin uzmanlarıyla belirlemek istiyorsanız,iletişime geçin.

İnternetin Bilinmeyenleri: Linkler Neden Mavidir?

1969 Yılının Nisan ayında ilk defa internetin bugünkü halini alacak taslağının çalışmaları başlamıştı. O zamanlar henüz “internet” kavramı ortada yoktu ve internet “ARPAnet” olarak adlandırılan bambaşka bir proje olarak doğmuştu.

ARPAnet, Birleşmiş Milletler Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nda görev alan bilim adamlarının bilimsel araştırma kağıtlarını, dokümanlarını ve fikirlerini birbirine kolayca aktarabilmesi için planlanmıştı. Bugünkü internet dünyasının ilk ilkel modeli olan ARPAnet’in taslağı tam olarak aşağıdaki döküme benziyordu.

İnternetin internet olma adına ilk yolculuğu işte bu şekilde başlamıştı. İnternetsiz yaşamın nasıl olduğunu anılarımızdan hatırlasak da artık hiç birimiz internetsiz bir dünyayı hayal dahi edemiyoruz. ARPAnet’den sonra günler ayları ve aylar yılları kovaladı. Sonuç olarak internetin ilk kıvılcımı olan WWW (World Wide Web) doğdu. Onun da ilk ilkel görüntüsü tıpkı aşağıdaki görsel de olduğu gibiydi.

Peki, ne oldu da bugün bizi bir noktadan bir diğerine götüren linkler WWW’nin ilk modelinde olduğu gibi yeşil olmaktan vazgeçti ve mavi olarak karşımıza çıktı?

Linkler veya teknik adıyla Hyperlink’lerin mavi olması hakkında ileri sürülen birçok teori var. İlk internet tarayıcıları bu teorilerin en kuvvetlilerini oluşturuyor. Eğer ortayaş sınıfındaysanız veya bizim gibi teknolojiye takıntılıysanız Microsoft Windows ile kullanılan ilkel tarayıcılardan biri olan Mosaic’i mutlaka hatırlıyorsunuzdur.

Bu tarayıcıda ve Windows’un birçok bölümünde arkaplan griydi. Yazılar siyahtı ve açık renkler siyah-beyaz renk şemasında pek göze yatkın durmuyordu. Bu durumda linkler ya kırmızı, ya mavi ya da yeşil olabilirdi. Teorilere göre Mosaic’ Şimdi işin kızıştığı noktaya geliyoruz.

Kırmızı ve yeşil, gözümüzde aynı hücreler tarafından algılanıyor. Aynı zaman renk körlüğü sorunu olan hastaların büyük bir parçası kırmızı ve yeşile karşı renk körlüğü sorunu yaşıyor. Linklerin mavi olması renk körleri dahil herkesin link parçalarını kolayca görebilmesi anlamına geliyor.

Joe Clarke’ın 2002 yılında yayımlanan “Building Accessible Websites / Ulaşılabilir Web Siteleri Tasarlamak” isimli kitabında söylediği gibi;

“Kırmızı ve yeşil renkleri, görüş noksanlığına en yatkın renklerken neredeyse hiç kimse mavi renkleri görmekte sorun yaşamıyor. Herkes maviyi dosdoğru gördüğü gibi maviyi diğer renklerden de kolayca ayırt edebilir.”

Bu alıntı Mark Zuckerberg’in de kırmızı-yeşil renk körü olduğu için Facebook’da mavi renk şemasını tercih etmesiyle açıklanabilir. Peki, sizce ARPAnet ile internetin temeline ilk kazmayı vuran insanlar bir masa etrafında oturup, oraletlerini yudumlarken aynı şekilde düşünerek linklerin mavi olmasına karar vermiş olabilir mi? Hiç sanmıyoruz…

Tim Berners-Lee’nin WWW için düzenlenen bir konferansta verdiği yanıtlara göre, linklerin mavi olmasının belli bir nedeni yokmuş. Hatta kendisi eğer böyle bir seçim yapacak olsaydı yeşili seçeceğini söylüyor. Yeşil Tim Berners-Lee’ye göre renk körü olmayan insanlar tarafından daha kolay görülebiliyor ve insana huzur veriyor. Tim Berners-Lee de internetteki linklerin mavi olmasını ilk internet tarayıcılarının bu yolu seçmiş olmalarına bağlıyor.

Yalnız World Wide Web’in mucidi Tim Berners-Lee de dahil olmak üzere hiç kimse internet dünyasını çepeçevre saran linklerin neden mavi olduğunu veya mavi olmasına tam olarak kimin neden olduğunu bilmiyor.

Kaynak: